/

Emojilerin Evrenselliği ve Kültür İlişkisi

Barış Mancar

-

-

Teknolojinin gelişimiyle birlikte iletişim biçimimiz, duyguları ifade etme şeklimiz, alışkanlıklarımız, davranışlarımız; kısacası yaşam deneyimlerimiz değişti. Artık bunu hepimiz biliyor, görüyor ve yaşıyoruz. İstediğimiz bilgiye, istediğimiz yerde, istediğimiz zaman ulaşabiliyor ve bu bilgiyi anında tüketebiliyoruz. Tabi bunun bir avantaj mı yoksa dezavantaj mı olduğu tartışılabilir; örneğin bunun bir çıktısı olarak “sabır” kavramının yavaş yavaş anlamını yitirdiğini söyleyebiliriz. Beklemeye hiç tahammül edemediğimiz şu günlerde, bilgi alış-verişinin çok hızlı gerçekleşmesini arzuluyoruz. Daha hızlı ve daha pratik yöntemler ile iletişim kurmak, daha rafine ifadeler ile duygularımızı somutlaştırmak istiyoruz.

Amiyane tabirle “bir iletişim dili” haline gelen emojiler de işte tam olarak bu noktada incelenmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Okuyanlarınız varsa hatırlayacaktır: 2016’da yayınladığım “İletişimde Emojilerin Anlamı ve Yanlış Kullanımı” başlıklı yazımda, tüm dünyada aynı standartlara sahip olduğu için evrensel olarak kabul edilen emojileri teknik açıdan ele almış; bazı emojilerin farklı platformlarda farklı görünümlere sahip olması ve buna bağlı olarak bu emojilere farklı anlamlar yüklenmesi üzerinde durmuştum. Bu yazımda ise emojilerin evrenselliği ve farklı kültürler ile olan ilişkisinden bahsetmek istiyorum.

Bir iletişim dili olarak emoji

Emojileri bir “iletişim dili” olarak ifade etmek ne kadar doğru olur bilemiyorum, ancak günümüz iletişiminin çok önemli bir parçası haline geldiğini söyleyebiliriz. Adobe’nin 2019 tarihli raporuna göre, emoji kullanan kişilerin daha cana yakın ve arkadaş canlısı olarak algılandığını düşündüğümüzde, emojileri belki de bir “samimiyet dili” olarak tanımlamak daha uygun olabilir.

Dünya genelinde her gün 10 milyardan fazla emoji paylaşımı yapılıyor. Peki neden? Emojileri neden bu kadar seviyoruz? Tüm dünyada bu kadar sık kullanılmasının ardında ne var?

NOT: “Emoji” sözcüğü genellikle İngilizcede “duygu” anlamına gelen “emotion” sözcüğü ile ilişkilendirilir. Ancak anlamlı olsa dahi (tesadüf de diyebiliriz), “emotion” sözcüğü ile bir ilgisi yoktur. Japon tasarımcı Shigetaka Kurita “emoji” sözcüğünü Japonca “resim” (e) ve “harf/karakter” (moji) sözcüklerinin birleşiminden oluşturmuştur (1999).

Esasen emojiler evrimsel açıdan insan arzularını doyurabilen bir yapıya sahiptir. İletilmek istenen mesaj(lar)ı tek bir ikon ile anlatabilme özelliği, emojileri, her zaman kolay yolu seçmeye (tembelliğe) meyilli olan insan beyni için tercih sebebi haline getirmiştir.

Emojiler üzerine 2011’de yapılan bir araştırma, emojileri nasıl algıladığımız konusunda bizlere fikir veriyor. Araştırmada, emojili ve emojisiz metinler okutulan kişilerin beyin aktiviteleri izleniyor (fMRI tekniği ile). Araştırmanın sonunda insan beyninin emojileri sözsüz iletişim / bilgi olarak algıladığı ortaya çıkıyor. Yani emojileri duygusal iletişim kapsamında değerlendiriyoruz. Bu da emoji kullanılarak gönderilen mesajların gücünü bize açıklıyor.

2019 tarihli bir başka araştırma ise emojiler ve insan yüzleri arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Buna göre iletişim anında emoji gönderilen kişiler ile yüz yüze iletişim kuran kişilerin beyninde benzer sinirsel tepkiler oluştuğu ortaya çıkıyor.

İnsan beyninin görselleri 13 milisaniye gibi çok kısa bir sürede algıladığı gerçeğini de hesaba kattığımızda, tamamen görsel ifade sunan emojilerin günlük iletişimde neden bu kadar sık kullanıldığını anlayabiliriz.

Emojiler evrensel midir?

Hakkında yapılan tartışmalar halen devam ediyor olsa da, müziğin evrensel bir dil olduğu konusunda birçok kişi aynı görüştedir. 2019 tarihli bir Harvard çalışması da bunu büyük oranda doğrular. Ancak burada “iki iki daha dört eder” kesinliği pek geçerli değildir. Zira dil kavramlarını tek tek açıklamak, evrenselliğin ne anlama geldiğini belirlemek, kültür farklılıklarını dikkatli ele almak gerekir.

Emojiler için de aynı şey geçerlidir. Hem anlam hem de teknik açıdan sahip olduğu farklılıklar, emojileri evrensellikten uzaklaştırır.

Kısaca teknik açıdan ele alalım. “İletişimde Emojilerin Anlamı ve Yanlış Kullanımı” başlıklı yazımda da bahsettiğim üzere, farklı platformlar ve cihazlar için farklı şekillerde tasarlanan emojiler gönderici tarafında farklı, alıcı tarafında farklı anlama sahip olabiliyor. Örneğin emojiyi gönderen kişi bir mutluluk ifadesi gönderdiğini düşünürken, emojiyi alan kişi tasarım farklılıklarından dolayı üzgün veya nötr bir ifade ile karşılaştığını düşünebilir.

Bu durum emoji görünümlerinin platform ve cihazlara göre değişiklik göstermesinden kaynaklanır. Esasen emojiler Unicode Consortium tarafından belli bir standarda göre belirlenir ve buna göre onaylanıp kullanıma sunulur. Yani günümüzde kullanılan emojilerin evrensel bir standardı olduğu düşünülebilir. Ancak bu evrensellik sadece teknik açıdan doğrudur. Söz konusu görüntünün kendisi ve dolayısıyla anlamı olduğunda bu evrensellik geçersiz olur.

Emojilerin evrenselliğini anlam ve kültür ilişkisi bakımından ele aldığımızda ise bambaşka bir boyuta geçmemiz gerekiyor. Çünkü burada farklı kültürlerin farklı hassasiyetlerini ele almak gerekiyor.

Bildiğiniz üzere emojilerden önce bazı ifadeler çeşitli karakterlerin kombinasyonları ile oluşturuluyordu. Örneğin gülme emojisi için “:” ve “)” veya kızgınlık emojisi için “:” ve “@” gibi. Ancak çok basit bir biçimde belli başlı bazı karakterlerin kombinasyonlarıyla meydana getirilen bu ifadelerde bile kültürel farklılıklar görülebiliyor.

Doğu ve batı ülkeleri arasındaki ifade farklılıklarına göz attığımızda bunu açıkça görebiliriz. Örneğin aşağıdaki karşılaştırma tablosuna baktığınızda ne görüyorsunuz? Sizce bu ifadeler arasında ne gibi farklılıklar var?

Muhtemelen akla ilk gelen fark, birinin yatay, diğerinin ise dikey yapıda ifadeler olmasıdır. Ancak asıl fark, bu oryantasyondan ziyade, ifadeler değiştikçe bazı kısımların sabit, bazı kısımların ise değişken olmasıdır. Örneğin batı ülkelerinde kullanılan ifadelerde gözler sabit iken ağız kısımlarının değiştiğini görüyoruz. Japonya’da kullanılan ifadelere baktığımızda ise bunun tam tersini, yani ağız kısımlarının sabit, gözlerin değişken olduğunu görüyoruz (diğer asya ülkelerin çoğunda da benzer durum vardır). Peki bunun ardında yatan sebep nedir? Hokkaido Üniversitesi’nden sosyal psikolog Masaki Yuki bu durumu 2007 tarihli makalesinde şöyle açıklıyor:

İnsanlar duygularını ifade ederken gözleri kontrol etmenin ağza göre daha zor olduğu göz önüne alındığında, duygusal bastırmanın norm olduğu kültürlerde (Japonya gibi) bireyler, başkalarının duygularını yorumlarken ağızdan ziyade gözlere odaklanırlar. Tam tersine, açık duygusal ifadenin norm olduğu kültürlerde (ABD gibi) ise bireyler, duyguları ağzın konumuna göre yorumlama eğilimindedir.

Yani farklı kültürlerde fiziksel olarak görülebilen duygusal ifade farklılıkları, dijital iletişimde de açıkça kendini gösteriyor diyebiliriz.

Şimdi ise Şubat 2022’de yapılan bir araştırmaya göz atalım. Araştırma, konum etiketli 9 milyon tweetin incelenmesiyle elde edilen verilere göre dünya genelinde en çok kullanılan emojileri gösteriyor.

Twitter’da En Çok Kullanılan Emojiler 2022 / Görsel: The Crossword Solver

Araştırmaya göre, kalp emojisi (❤️) ve gülerken gözlerinden yaş gelen emoji (😂) dünya genelinde en çok kullanılan emojiler arasında yer alıyor. Zaten ilgili haritaya genel olarak baktığınızda bunu hemen görebilirsiniz.

Peki bu haritada dikkatinizi çeken başka bir şey oldu mu? Gözlerinizi bozmadan söyleyeyim: Suudi Arabistan‘a bakın. Tüm dünyanın kullandığı kalp emojisinden farklı bir kalp emojisi göreceksiniz: beyaz kalp emojisi (🤍).

Twitter’da En Çok Kullanılan Emojiler 2022 – Orta Doğu ve Orta Asya / Görsel: The Crossword Solver

Peki neden çoğu ülke kırmızı kalp emojisi kullanırken Suudi Arabistan beyaz kalp emojisini kullanıyor? İşte tam olarak bu noktada da kültürel farklılıklar öne çıkıyor. Öyle ki Suudi Arabistan’da WhatsApp üzerinden kırmızı kalp emojisi göndermek bir nevi “taciz” ile ilişkilendiriliyor ve suç sayılabiliyor. Emojiyi gönderenin suçlu bulunması durumunda 5 yıla kadar hapis cezası veya 100,000 Suudi Arabistan riyali para cezası verilebiliyor.

Suudi Arabistan örneğindeki durum basit, istisna veya geçici bir karar gibi görünebilir. İlgili kararın sadece WhatsApp ile sınırlı olduğu, dolayısıyla genelleme yapılamayacağı da söylenebilir. Ancak emoji araştırmasının sadece Twitter’ı kapsadığını düşündüğümüzde, Suudi Arabistan’da alınan kararın toplum üzerindeki etkisinin WhatsApp’ın dışına çıktığını ve genel olarak iletişim kültürüne sirayet ettiğini söyleyebiliriz.

Bu anlam farklılıklarının Suudi Arabistan örneğinde olduğu gibi sadece yasal olarak uygulanan istisnai örnekler ile sınırlı olmadığını belirtmek gerekiyor. Örneğin Çin’de bir melek emojisi (👼) gönderirken iki kere düşünmekte fayda var. Zira bu emoji birçok ülkede “iyi niyeti” ve “saflığı” temsil ederken, Çin’de bu emoji “ölüm” ve “tehdit” anlamına geliyor. Tebrik etmek amacıyla kullanılan alkış emojisi (👏) ise yine Çin’de seks anlamına gelebiliyor (ses benzerliği ile ilişkisinden dolayı).

Yunanistan’da baş parmak (👍) emojisi gönderirken de dikkatli olmak gerekiyor. Öyle ki bir onaylama anlamına geldiği düşünülen bu emoji, Yunanistan’da (ve hatta bazı Ortadoğu ülkelerinde) “hakaret” olarak algılanabiliyor.

Japonya’da ise gülen kaka emojisi (💩) “iyi şans” anlamında kullanılıyor. Biraz midenizi bulandırabilirim, ancak bu emojinin “çikolatalı dondurma kreması” anlamında da kullanılabildiğini söylemem gerekiyor. Hatta Burger King’in bu ikili anlamı kullanarak hazırlamış olduğu gibi bir dondurma reklamı da var:

Peki şu emojiyi “🤟” gördüğünüzde aklınıza ne geliyor? Muhtemelen çoğu kişinin aklına “metalci selamı” gelir. Bu emojinin anlamının da evrensel olduğunu ve dünya genelinde aynı anlama geldiğini düşünürüz. Ancak durum tam anlamıyla öyle değildir. Bu emoji Amerikan İşaret Dili’nde “seni seviyorum” anlamına gelen işareti temsil eder. Hatta emojileri standart hale getiren Unicode Consortium’un açıklamasında da bu işaret dilindeki anlamıyla tanımlanmıştır.

Amerikan İşaret Dili’nde “Seni Seviyorum” / Görsel: Lingvano

“Metalci selamı” olarak tanımlanan ve kullanılması gereken emoji ise aslında şudur: 🤘. Ancak bu emojiyi de İtalya, Portekiz, İspanya veya Kolombiya’da kullanırsanız çok daha farklı tepkilerle karşılaşabilirsiniz, çünkü ilgili emoji bu saydığım ülkelerde “(partneri tarafından) aldatılma” anlamına gelebiliyor. İlginç, ama gerçek.

Saymakla bitiremeyeceğimiz bu örneklerden de anlayabileceğimiz gibi, farklı emojiler farklı kültürlerde farklı anlamlara (hatta zıt anlamlara) sahip olabiliyor. Bu kapsamda ele aldığımızda dünya genelinde bir standart haline gelmiş olsa da, anlam farklılıklarından dolayı emojilerin evrenselliği gibi bir durum söz konusu olamayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sonuç

“Dilde sentaks vardır; müzikte de vardır. Dolayısıyla müzik evrensel bir dildir” demek, yani müziği sadece sentaksa sahip olduğu için evrensel kabul etmek doğru olmayacağı gibi; dünya genelinde bir standarda sahip olması (Unicode Consortium tarafından standartlaştırılması) sebebiyle emojileri de evrensel olarak kabul etmek doğru olmayacaktır.

Yine de siz siz olun, Çinli tanıdıklarınızdan gelen tebrikleri hemen kabul etmeyin (👏). Ne olur ne olmaz 🙂

Çin’in ipeğine kanma!

Bilge Kağan

Sağlıcakla kalın ✌️

Faydalandığım kaynaklar:

YORUM BIRAK

Yorumunuzu girin
Adınızı girin

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR